Yavruluktan erişkinliğe her büyüyen köpek yaşına uygun bakıma gereksinim duyar. Yavru köpeklerde görülen hastalıklar çok yaygın olmasa da hala birer risktir. Pek çoğu doğru tedaviyle bertaraf edilirken bazıları operasyon vs gerektirir.
Yavrunun Seçimi
Yavruyu seçerken anne ve babasının sağlıklı ve yavrularına geçerecek genetik hastalıklardan uzak olduklarından emin olunmalıdır. Aklınızda belirli bir ırk var ise o ırka has genetik hastalıklar hakkında bilgi sahibi olmanızda fayda vardır.
Yavruyu çok erken yaşta aldıysanız bazı hastalıklara yakalanıp yakalanmayacağını doğal olarak anlayamayabilirsiniz; fakat, örneğin, kuyruğu kesilen bir ırk ise kesilmemesine karar vermek size kalmış bir şeydir.
Canlı, aktif ve sağlıklı görünen bir yavruyu seçmeye çalışın. Çeneleri doğru kapanan, karnı parazit belirtisi olacağından şişkin olmayan ya da başka bir anormallik belirtisi göstermeyen bir yavru olmalıdır.
Yavruyu aldığınız andan itibaren sigortalanmış olacak olursa işler yolunda gitmediğinde bundan faydalanabilirsiniz. Yavruyu aldıktan bir kaç gün sonra veteriner hekiminize göstermenizde fayda vardır. Böylece tavşan dudak, yarıkdamak ve hernais gibi problemler ile boşaltım sistemindeki olası bir anormallik önceden farkedilebilir. Kalp, iskelet, körlük ya da sağırlık gibi bazı problemler ise sadece yavru daha hareketlendiğinde tespit edilir.
Eve Geliş
Yavru eve geldiğinde bir süre üreticisinde beslendiği mama ile beslenmeye devam etmesinde fayda vardır. İlk bir kaç günden sonra onu başka bir mama ile beslemek isterseniz günde üç ya da dört öğün halinde sindirilebilirliği yüksek bir yavru maması ile besleyin.
Köpekler ani besinsel değişikliklerden etkilenebileceklerinden yeni ve eski mamayı bir kaç gün karıştırarak verirseniz sindirim problemlerini önleyebilirsiniz.
Mama aniden değiştirilecek olursa çoğu köpek ishal olacağından, bu da yavru köpeklerde ani su kaybına neden olabilir. İshal başladığında veteriner hekimin de tavsiyesiyle tavuk ya da kuzu - pirinç formüllü bir mamaya geçmekte fayda vardır.
Köpeğin boyutuna bağlı olarak genellikle altı-dokuz aya geldiğinde "junior" mamalara geçilmesi ve öğünlerin günde ikiye düşürülmesi gereklidir. Irkın boyutuna ve mamanın markasına göre erişkin köpek mamasıyla besleme yapılmaya ve günde tek öğüne düşürmeye yavru 12-18 aylık oluncaya kadar geçilmemelidir.
Zinde Tutmak
Dışarda egzersiz fırsatı hastalık kapabileceğinden yavrunun tüm aşıları tamamlanmadan sağlanmamalıdır. Bu hastalıkların ana belirtileri kusma, ishal ve halsizlikdir ve acil veteriner hekim müdahalesi gerektirir.
Şiddetli gastro-intestinal sorunlara yol açan bir diğer durum ise bağırsak parazitleridir. Unutulmamalıdır ki her yavru annelerinden aldıkları bu parazitlerle doğar ve kesinlikle müdahele gerektirir. Anormal bağırsak hareketleri bağırsakların birbirinin içine geçmesi anlamına gelen intussusception 'a neden olabilir. Bu durum hayati tehlike taşır ve cerrahi müdahele gerektirir. Belirtisi kronik ishal, kusma ve kendinden geçmedir. Bazı vakalarda birbirine geçen bağırsak bölümleri dışardan ağrılı şişlikler olarak dışardan hissedilebilir. Acil veteriner hekim müdahalesi şarttır.
Ani kusma, ishal ve kendinen geçme yavru yabancı bir cisim yuttuğu zamanlarda da gerçekleşebilir. Çoğu durumda bu cisimler (oyuncak parçaları, taş ve tahta parçaları vs) cerrahi mücadele ile çıkarılır. Yavru köpeğin küçük ve yutulabilecek cisimler yerine kendisi için alınmış iri kemirme oyuncaklarıyla vs oynamasına teşvik edilmelidir. Bu oyuncaklar parçalanacak oldursa hemen atılıp yerine yenisi alınmalıdır.
Eğitimin bir parçası olarak yavrulara kendi oyuncakları ile oynarken ev eşyalarını rahat bırakmaları öğretilmelidir. Yavrular ilk aylarda erişkin olduklarından çok daha fazla şey öğrendiklerinden tuvaleti, otur, gel gibi komutlar erken aylarda öğretilmeye başlanmalıdır. Bu komutlar oyun içinde yavru sıkılmadan ve gereksiz ceza ile cesareti kırılmadan sabırla yapılmalıdır.
Kaza Geliyorum Demez
İyi bir eğitim riski azaltsa da yavrular inanılmaz derecede kazalara neden olmaya eğilimlidir. Meraktan yememeleri ve çiğnememeleri gereken şeyleri keşfetmeye kalkmalarının yanı sıra merdivenler, pencere ya da arabadan da düşebilirler. İyi eğitimin bir parçası olarak köpeğin çevresinde ona zarar verebilecek zehirli vs hiç bir şeyin olmamasına ve üzerine devirip, içinde kapalı kalacağı bir ortamda olmaması önemlidir.
Kaza durumunda yavru incinmemiş görünmesine rağmen veteriner hekiminize bir göstermenizde fayda vardır.
Genç Yavru
Yavru büyümeye başladığında nadir de olsa doğuştan kaynaklanan hastalıklar kendini belli edebilir. Dikkat etmeniz gereken belirtiler kusma, ishal, aşırı su içimi, idrar tutamama, halsizlik ve kendinden geçmedir.
Aşırı su içme sistit nedenli olabilmesine rağmen böbrek hastalığı başlangıcına da işaret edebilir. İdrar tutamama da aşırı su içimine neden olabilir. Bu, idrar yollarındaki ectopik ureter gibi bir durumdan kaynaklanabilir. Genellikle cerrahi müdaheleye iyi yanıt vermektedir.
Kronik ishal, besin hiperaktivitesi ya da alerjiler veya enzim eksikliğinden kaynaklanabilir. Allerjiler için özel formüle edilmiş mamalar allerji ve hiperaktivitenin önüne geçebilirken enzim eksikliği düzenli tedavi gerektirebilir.
Ösefagel duvarının yiyecekleri yutulması için aşağı itmemesi anlamına gelen megaoesophagus gibi ösafagus anormallikleri sık sık kusmaya neden olabilir. Pilorik spazmlar ya da stenosiz, normal yiyecek hareketini kısıtlayan miğde tabanındaki kasdaki anormallikten kaynaklanabilir.
Kalp Problemleri
Kalp problemleri kusmaya neden olurken yavrularda da gözlenebilir. Kalp kapakçıklarında olabilecek bir problem yavruların halisizleşmesine neden olur. Bu durumlarda hayat boyu tedavi ve kontrol gerekebilir.
--------
Büyüme ve gelişme döneminde yavrularda görülebiecek diğer hastalıklar ise özellikle çene ve kasıklarda çıkabilecek akme denen sivilcemsi çıkıntılardır. Genellikle antibiyotik tedavisi ve antiseptik banyolarla akmelerden kurtulunabilinir. Tıpkı genç insanlarda olduğu gibi köpek yavruları da bu yaşlarda sivilce vs çıkarmaya meyillidir.
Genç köpeklerde bazı iskelet problemleri de nüksedebilir. OCD (anormal kıkırdak ve kemik gelişimi) ile kalça çıkığı nedeniyle gerçekleşen topallama ana belirtidir. Bu hastalıkların gelişme şansı kalıtsal olsa da şiddeti beslenme, büyüme hızının kontrolü ve bazı ırkların egzersizinde sınırlama getirerek kontrol altına alınabilir. Bu hastalıklardan etkilenen köpekler genellikle çok hızlı büyütülmüş, şişman ve kontrolsüz ve aşırı egzersiz yaptırılmıştır. Cerrahi müdahale gerekebilir.
Allerjik deri problemleri geliştirme riski de ayrıca kalıtsal olabilir. Ayrıca pire gibi çevresel faktörler de büyük rol oynar. Diğer belirtiler döküntülü, kızarık ve şiddetli kaşıntı deridir. Bu köpeklerin bazılarının dietleri değiştirilerek durumlarının düzelmesi sağlanırken ne yazık ki bazıları ömür boyu tedavi görmesi gerekir.
Erkek köpeklerde testislerin en geç dokuz ay içinde torbalarına düşmüş olması gerekir. Bu yaşa kadar torbaya düşmediyse muhtemelen vücut içinde kalmış demektir. İçerde kalan testis kanser riskini arttıracağından alınması gerekir.
Yavru köpeklerin mükemmel bir şekilde sağlıklı olmalarını umsak da kalıtsal ve sonradan edinilen bazı hastalıklara yakalanabilecekleri gerçeğini bilmek zorundayız.
Belirtilerin bilinmesi hastalıkların iyileşmesinde büyük önem taşır.
Yavru İçin Rutin Sağlık Kontrolü
Parazit Tedavisi: Altı aylık oluncaya kadar en az ayda bir. Daha sonra yılda dört defa. Veteriner hekiminizin tavsiye edeceği etkili bir ilaç kullanın.
Aşılar: Distemper, hepatitis, parvovirus, parainfluenza virüsü ve leptospirozize karşı aşılar yapıldıktan sonra yeterli bağışıklığın oluşması için diğer köpeklerle bir araya getirmeden önce 7-14 gün bekleyin.
Pire: Veteriner hekiminizden etkili bir ilaç alarak düzenli olarak yavruyu ve evinizi ilaçlayın.
Kulak miteları: Çoğu yavrunun kulağında kaşıntı ve kahverengi mumsu bir akıntıya neden olan mitelar bulunur. Veteriner hekiminizin tavsiye ettiği etkili bişr ürün kullanın.
Aşılar
Aşı Nasıl Çalışır?
Aşının nasıl çalıştığına dair teori karmaşık olsa da basit anlamda şöyledir: Aşı yaptığımızda aslında köpeğimize bağışıklık sistemini stimule eden enfeksiyöz bir organizma (bakteri ya da virüs) verilir. Köpeğin aşıdaki küçük antijenlerle (organizmanın yüzeyindeki proteinler) birleşmesi için vücudu, kanında sirküle olan bağışıklık sistemi tarafından oluşturulmuş proteinler olan antikor üretir. Bu antikorlar ne yapar? Karşılaştıkları her eş entijenle birleşirler. Milyonlarca antikor bakteri ya da virüslerin yüzeyinde bulunan antikorlarla birleştiğinde bu organizmalar inaktif hale dönüşür ve hastalık yapamaz hale gelir.
Aşı işte hastalıkları böyle engeller.
Burada anahtar kelime engellemektir.
Çoğu aşı sadece hastalık bulaşmadan önce çalışır.
Aşı Ne Zaman Yapılmalı?
Aşılama zamanı annenin sağladığı bağışıklık sisteminin etksinin ne kadar sürdüğüne bağlıdır. Niçin? Çünkü annenin sağladığı antikorlar belirli bir hastalıkla birleşip onu nötralize eder. Bu da aşının yavru köpeğin kendi bağışıklık sistemi nedeniyle yeni bir bağışıklık koruması sağlayamadığı anlamına gelir. Aşının gerçekten çalışmasını ummadan önce annenin sağladığı bağışıklık sisteminin sona ermesini beklemek zorundayız. Her annenin sağladığı bağışıklık sistemi farklı sürelerdedir. Bu süre yavrudan yavruya değişiklik göstercektir.
Çoğu bu döneme ait antikorlar iki ile yirmi hafta sürece etkilidir. Yavruların % 30'unda annenin sağladığı antikorları yavru dokuz ile on haftalık olduğunda etkisini kaybederler. Annenin sağladığı bağışıklık sisteminin % 90'ı yavrular onaltı haftalık olduğunda sona erer.
Ana aşılama programı prensipleri aşağıda verilmiştir.
· Yavru yetim ise aşılamaya iki ile dört haftalıkken başlayın.
· Aşılamaya yavru sekiz haftalık olmada önce başladıysanız bunu geçici olarak görün ve sekizinci haftada aşılara tekrar başlayın.
· Veteriner hekiminize danışarak bölgenizdeki endemik hastalıklar için öncelikle aşılama yapın.
· Yavru diğer köpeklerle yakın kontak içindeyse aşılama sekiz haftalıkken bekletilmeden başlatılmalıdır.
· DHLP-P aşısı yavru onaltı haftaya erişinceye kadar her üç dört haftada bir tekrarlanmalıdır.
· Nadir de olsa bazı yavrular aşıya allerjik reaksiyon gösterebileceğinden aşıdan sonra 20 dakikak kadar yavruyu yakından gözlemleyin.
Dış parazitler hayvanın üzerinde ya da derisinin içinde yaşar. Bazılarını görebilirsiniz bazılarını ise göremezseniz. Bazıları evinize girip üremek için orada yaşarken bazıları tamamen köpeğinizin üzerinde ömrünü geçirir. Hiç birinin kanadı yoktur yani uçamaz.
kulak miteleri Lice (pediculosis)
*Uyuz miteleri
*Pireler
*Kene
Uyuz Mite'ları
Kulak mite'larına benzeseler de uyuz mite'ları kulak kanalı hariç köpeğin her yerinde yaşar. Burada bahsedeceğimiz mite'ların hepsi pek çok açıdan benzerdir. Üçü de uyuza neden olur; deri içinde ya da üzerinde yaşar; yoğun kaşıntı ve deri hastalıklarına yol açar ve yine üçünün de aynı şekilde tanısı konur. Farklı olan hastalığın seyri, şiddeti, tedavisi ve insanlara olan etkileridir.
Kene
Keneler küçük, kanatsız ve normalde dışarda yaşayan böceklerdir. Boyutları gelincik tohumundan büyük bir üzüm büyüklüğüne kadar değişiklik gösterbilir. Üstünde bulundakları canlının kanını emen gerçek parazitlerdir. İki tiptedirler: sert ve yumuşak. Köpeklerde bulunanlar serttir. Bu, vücutlarını koruyan ve scutum denen zırhları var anlamına gelir. Bir kenenin yaşam siklüsü dört aşamdan oluşur:
Yumurta: Binlerce yumurtadan oluşan bir kese halinde yumurtlanırlar. Bu köpeğin üzerinde değil dışarda doğada gerçekleşir. Bir kaç hafta sonra yumurtalardan larvalar çıkar. Larvalar hemn beslenmek için sıcak kanlı hayvan aramaya başlar.
Larva: Bir kaç gün beslendikten sonra toprağa düşerek üçüncü evresine geçer. Bu aşamda larvalar hastalık taşımazlar.
Nymph: Erişkin olmadan önceki evresidir. Yine sacaık kanlı canlıların kanyla beslenirler. Bir hafta kadar beslendikten sonra değişim için tekrar toprağa düşerler. Bu işlem aylar alabilir.
Erişkin: Görüldüğü gibi erişkin olabilmesi için bir kene aylar alan üç aşamalı bir gelişme ve üç ayrı ev sahibine gerek duymaktadır. Erişkin keneler yaklaşık iki yıl yaşar. Lyme ve Rocky-Mountain spotted fever (sadece Amerikada görülür) gibi hastalıklar taşır.
Keneler nemli ve gölgelik yerleri sevdiklerinden güneşli kırlar ve kuru alanlar onlara göre değildir. Ağaçlık, otluk ve sık çalılık yerlerde bolca bulunabilirler.
Doğal tırmanızı oldularından çoğu köpeğin vücuduna tırmandıktan sonra yüze kadar ulaşırlar.
Uygun bir yere yerleştiklerinde kan emmek için balık oltası gibi çeneleriyle deriye tutunurlar. Kenelerin çıkarılması bu nedenle güçtür.
Kenenin Çıkarılması
Göze yakın bir bölgede değilse üzerine alkol sürerek aksi takdirde mineral yağı sürerek bu başırlabilir. Alkollü pamuğu otuz ile altmış saniye kenenin üzerinde tutulduktan sonra kene çenelerini gevşetmeye başlar. Böylece ani bir bükerek çekme ile keneyi deriden uzaklaştırabilirsiniz. Bazen çeneleri içerde kalabilir ve genellikle deri bunu dışarı atar. Yine de bir cımbızla dışarı çekmek daha faydalıdır.
Yaygın inanışın tersine içerde kalan bu kısımdan yeni bir kene çıkmaz.
Kene çıkarıldıktan sonra ısırığının bulunduğu yere antiseptik ya da antibiyotik bir merhem sürebilirsiniz. Kenenin elinizde patlamamasına özen gösterin.
Önlem:
· Vahşi hayvanların olduğunu bildiğiniz ormanlık alanlardan uzak durabilirsiniz.
· Keneleri uzak tutan ilaçlar kullanabilirsiniz.
· Açık renk giysiler giyerek üzerinize tırmanan keneleri hemen tespit edebilirsiniz. Her gezintiden sonra kendinizi ve köpeğinizi kontrol edin.
Pire
Bilimsel adı Ctenocephalides 'dir. Çıplak gözle görülebilirler. Kahverengimsi kırmızı böceklerdir. Köpeğin üzerinde değilken 1.5 mt yükseğe zıplayabilirler. Köpeğiniz kolaylıkla parklardan ya da üzerinde pire olan diğer kedi ve köpeklerden bu böcekleri alabilir. Otuz günlük yaşan siklüsleri içinde dört evreden geçerler: yumurta, larva, pupa ve erişkin.
Yumurta: Oval ve beyaz renktedirler. Büyüteçle görülmeleri mümkündür. Tek bir dişi ömrü boyunca yüzlerce yumurta yumurtlayabilir. Çoğu köpeğin üzerinde yumurtlar , sonra da yumurtalar evin içine özellikle de köpeğin uyuduğu yerlere düşer. Doğru ısı ve nem ortamında yumurtalar bir kaç hafta sonra çatlar.
Larva: Büyüteçle küçük solucana benzeyen bu canlılar görülebilir. Köpeğin yatağı, halının içi ya da mobilyaların altında karanlık yerlerde bulunurlar.
Pupa: Erişkin olmadan önceki son evredir. Haftalar ya da aylar alabilir. Yerin sarsılması kozaların çatlamasına neden olabilir. Bu nedenle kapı kapatmaları ya da evde yürümeler dahi kozaların çatlamasına ve yüzlerce aç erişkin pirenin etrafa yayılmasına neden olabilir.
Erişkin: Köpeğin üzerinde çıplak gözle görülebilirler. Isırıp kan emerler. Sıcak kanlı vücut arayan ısıya duyarlı misiller gibidirler. Siyah kara biber benzeri dışkıları pet sahiplerince fark edilebilir. Erişkin pirelerin salyası bazı köpeklerde tüy kaybı, aşırı kaşıntı ve sekonder bakteryel enfeksiyonlara neden olabilir. Buna Pire Allerjisi Dermatiti (FAD) denir.
Görüldüğü gibi erişkin pireler kısa sürede oldukça fazla miktarlarda üreyebilirler. Birkaç erişkin bir ay içinde binlerce üreyebilir. Köpeğiniz, eviniz ve bazen aileniz de pirelerden etkilenebilir. Köpeğinizin üzerinde genellikle kuyruk diplerinde, bacak aralarında, karında ve baldır içlerinde bulunurlar. Diğer bölgelere de geçseler de oralarda pek uzun kalmazlar. İnsanlarda en sık pire ısırığına uğrayan bölge ayak bilekleridir.
Sadece kaşıntıya ve allerjiye neden olmalarının yanı sıra hastalık da taşıyabilirler. Köpek piresişeridi taşır. Bundan dolayı pireye karşı mücadele ederken köpeğiniz şeritlere karşı da test edilmelidir.
Pireyle mücadele iki aşamda yapılır: köpeğin ve çevresinin ilaçlanması.
Köpeğin İlaçlanması: Köpek sahiplerinin köpeklerinin üzerinde pire gördükleri anda ilk yaptıkları şey köpeği pire şampuanı ile yıkamaktır. Bu erişkinleri öldürse de eve dağılmış binlerce yumurta ve larvaları etkilemez ve köpek henüz kururken yumurtadan çıkanlara karşı bir engel oluşturmaz. Çoğu ürünün üzerinde minimum yaş sınırı yazar. Genellikle etken madde ne kadar güçlüyse yavrunun da o kadar büyük olması gerekir. Piyasada pek çok ürün olduğundan etken maddelerine göre bir açıklama yapmak daha uygun olacaktır.
Yüksek aktiviteli içerik: Carbamates (carbaryl),organophosphates (chlorpyrifos, cythioates, dichlorvos, fenvalerate, fenthion, methylcarbamate, butoxypropylene, piperonyl butoxide, malathion) ve rotenone.
· Onaltı haftalık yavrularda kullanılmamalı ve daha büyük olanlarda da dikkat edilmelidir.
· Aşırı salya üretimi, göz bebeklerinde büyüme, adele seyirmesi, kusma ve ishal gibi toksik yan etkiler ölümcül olabilir.
· Yan etkiler veteriner hekimce hemen tedavi edilmeldiir.
· Çok etkilidirler.
· Sadece erişkinleri öldürüler (chlorpyrifos larvaları da öldürür).
Orta aktiviteli içerik: Pyrethrin, microencapsule pyrethrin, allethrin, pyrethroids ve permethrin karışımı
· Sekiz haftanın altındaki yavrularda belirli tedbirlerle verilebilir.
· Petin üzerinden yıkanıp alındığında ortadan kalkan hafif yan etkileri vardır.
· Oldukça etkilidirler ve genel olarak organophosphates, carbamates ya da rotenone'den daha güvenlidirler.
· Bazı böcekler direnç gösterebilir.
· Parlak ışığın altında instabilite nedeiyle sık uygulama gerekli olabilir.
· Sadece erişkinleri öldürüler.
Az aktiviteli içerikler: Portakal kabuğu türevleri (D-limonene, linalool)
· Altı haftalık yavrularda bile kullanılabilir.
· Hafiftirler ve yan etkileri pek yoktur.
· Etkiliği orta derecedir. Öldürmesi için pire ile uzun süreli kontakt gerekir.
· Pirenin direnci daha fazladır.
· Sadece erişkinleri öldürür.
Pire üreme sınırlayıcılar: Methoprene, fenoxycarp
· Pire yaşam siklüsünün normal gelişimini engellerler. Çoğu dişi, köpeğin üzerine yumurtlar ve yumurtalar bu maddelere temas ederse gelişimleri durur.
· Sekiz haftalık genç yavrular için bile güvenlidirler.
· Oldukça güvenlidir ve dünya çapında içme sularına karıştırılarak sivrisinek popülasyonunun kontrolünde kullanılmaktadır.
· Erişkin pireleri öldüren diğer ilaçlarla oldukça etkili bir şekilde kullanılmaktadırlar.
· Pirelerin direnciyle karşılaşılmaz.
Ev Formülleri: Arpa mayası, sarımsak, mentol, okaliptüs, citronella, bitkisel özler
· Bu ürünler öldürmekten çok uzak tutarlar.
· Çalıştıklarına dair bilimsel kanıtlar olmasa da çoğu insan çalıştığına yemin etmektedir.
· Toksikite yoktur.
· Altı haftalık yavrularda bile kullanılabilir.
Tüm bu etken maddeler çeşitli ürünler içinde pazarlanır. Bunlar:
Şampuan: Kullandıklarımıza benzer. Önemli olan gözlere kaçırmamaya dikkat ederek baş kısmından köpeğin kuyruğuna doğru yavaş yavaş yaymak ve etkili bir şekilde çalışması için 10 dakika kadar bekletmektir. Çok iyi bir durulama yapılmalıdır. Unutulmaması gereken banyo sonrası etkisi olmadığından köpeğiniz kuruduğunda korumdan uzaktır.
Sprey: Alkol ya da su bazlı olabilirler.Çoğu çabucak kurur ve güçlü bir kimyasal kokusu vardır. Her biri bir diğerinden farklıdır. Bu nedenle kullanma talimatına sıkı sıkıya uyulmalıdır. Genellikle etkisi bir kaç gün sürer. Bu da düzenli olarak tekrarlanmaları gerektiği anlamına gelmektedir.
Toz: Bazı köpeklerin allerjisi olabilir. Yürüdüklerinde ya da ev içinde üzerlerinden döküldüğü için bazı köpek sahipleri tercih etmeyebilir. Düzenli olarak tekrar edilmeleri gerekmektedir.
Pire Tasması: Kuyruk ve boyun arasında fazla mesafe olmayan köpeklerde daha etkilidir. Bir kaç aylık belirli ömürleri vardır. En büyük hata son kullanım tarihlerinin unutulmasıdır. Diğer pire ilaçlarıyla birlikte iyi sonuç vermektedir.
Banyo: Suyla karıştırılıdıktan sonra sünger ile köpeğin üzerine sürülen; fakat durulanmayan konsantrasyonlardır. Kuruduklarında köpeği iki ile dört hafta pirelere karşı koruyabilir. Banyo kullanıyorsanız aşırı dozu önlemek için başka bir pire ilacı kullanmamanızda fayda vardır. Çok genç, hasta ya da yaşlı köpeklerde bu yöntem kullanılmamalıdır.
Yağ Keseleri: Bunlar köpeğin asırtındaki deriye uygulanan Permethrin yağı torbacıklarıdır. Yağ köpeğin vücudan dağıtılır ve bir aya kadar orada kalır. Üreticisinin dediğine göre yağ deri tarafından emilmemektedir.Etkili olmasına rağmen köpeğin tüylerinde yağlı bir etki bırakmaktadır.
Mousse : Köpüklü bir spreydir. Hayvanın ıslanmadığı durumlarda faydalıdır. Diğer ürünlerde dikkat etmek zorunda olduğumuz yüz, özellikle de göz çevresinde, kullanmaktayız.
Evin İlaçlanması: Pireleri öldürmek için ev içi için üretilmiş pek çok ilaç vardır. Etken maddelerinin köpeklerin üzerinde kullanılabilen diğer pire ilaçlarıyla aynı olduğu görmek köpek sahiplerini şaşırtabilir. Fark konsantrasyonlarındadır. Her zaman kullanma talimatına uymanız özellikle çok önemlidir.
Toz: Çoğu ev hanımı etrafa çok dağıldığından şikayet etse de mobilya altları ve halılarda kullanılabilir. Allerjik insanlar özellikle bu maddeleri kullanırken dikkatli olmalıdır. Her zaman üreticinin kullnım talimatlarına uyulmalıdır.
Sprey: Çoğunlukla erişkin ve erişkin öncesi pireleri öldürmede kullanılır. Etkisi uzun süreli olabilir. Tozdan daha az etrafta fark edilir ; fakat güçlü kokusu şikayet yaratılır. Allerjik insanlar dikkatli olmalıdır. Kullanma talimatlarına sıkı sıkıya uyulmalıdır.
Sis: Oldukça etkilidirler ve erişkinlerin yanı sıra gelişmekte olanları da öldürürler. Dezavantajı evin tüm camları önce kapatılmalı sonra havalandırılmalıdır. Bitkiler, kuşlar, akvaryum gibi tüm canlılar evden uzaklaştırılmalıdır. Allerjik insanlar özellikle bu ürünlerde ekstra dikkat etmeldir. Kullanım talimatına uymak çok önemlidir.
Pire problemiyle başa çıkmadaki başarısızlığın en yaygın nedenleri:
· Ev ilaçlanırken köpekler de aynı anda ilaçlanmadı.
· Evdeki diğer tüylü hayvanların, özellikle de kedilerin, ilaçlanması aynı anda yapılmadı.
· Etkisiz maddeler kullanıldı.
· Kullanım talimatlarına uyulup yeterli ilaç kullanılmadı.
· Mobilyaların altı ve arkası unutuldu.
· Köpeği ilaçlarken her yerine ulaşılmadı (gözler hariç). Parmak araları, kulak arkası, kuyruk altı ve bacak araları da ilaçlanmalıdır.
· Sadece erişkinleri öldüren bir ürün kullandınız. Halıdaki larvalar için üreme sınırlayıcı ilaç kullanmayı ihmal ettiniz.
· Ürünlerin son kullanma tarihlerini göz önüne almadınız.
· Elektrik süpürgesinin torbasını atmayı unuttunuz. Böylece pireler için bir otel açmış oldunuz.
Lice (Pediculosis)
Lice'lar tüylerin gövdesinde yaşayan 2 mm'lik küçük böceklerdir. Pençeleriyle tüylerin gövdesine tutunurlar.Tüm yaşamlarını ev sahiplerinin sırtında geçirirler.Ya deriden dökülen dış tabakayı yiyerek ya da kan emerek beslenirler. Lice'lar köpekler arasında bulaşıcıdır. Fiziksel kontak bulaşması için yeterlidir. Yumutralarını tüy gövdelerine bırakırlar. Bu yumurtalar beyaz noktalar olarak görülebilir. Büyüteçle görsel kontrol yapılabilir. Bazı veteriner hekimler saydam seloteybi köpeğin tüylerine yapıştırıp kaldırarak yumurtaları tespit etmeye çalışır. Buna "tape testi" denir.
Belirtileri kaşınma ve tüy kaybıdır. Enfestasyon ağır ise anemi görülebilir. Bu belirtiler kolaylıkla diğer deri hastalıkları ile karıştırılır.
Tedavisi oldukça kolaydır. Pire ve keneyi öldüren ürünlerin çoğu lice'ları da öldürebilir. Ana etken madde pyrethrin, bu amaç için uygundur. Köpeğin tüylerinde düğümlenme varsa tedaviden önce bunlar tıraşla temizlenmelidir. Tüm tüy bakım aletleri de aynı sıvıyla yıkanmalıdır. Anemiden şikayetçi tüm köpeklere demir takviyesi yapılmalıdır.
Lice'lar türe spesifiktir. Yani köpek lice'ları köpekte insan lice'ları insanda yaşar.
İç Parazitler
Kamçılı Solucanlar
Bu küçük parazitler köpeğin kalın bağırsağında yaşar. Sadece ortalama beş santimetre uzunluğundadır ve çok incedir. Bilimsel adı Trichuris vulpis'dir. Bu parazitler kalın bağırsağın iç duvarına tutunarak beslenir. En belirgin belirti, kalın bağırsağın enflamasyonudur.
Kamçılı solucanın yaşam siklüsü çok baasittir. Erişkinler bağırsak duvarına tutunmuş vaziyetteyken yumurtlar. Larvalar yumurta içinde gelişip iki hafta içinde yumurtadan çıkar. Bu larvalar da kalın bağırsağın iç duvarlarına tutunur ve bir hafta sonra erişkin olup üremeye başlar.
Yavrunun enfekte olmasının tek yolu içinde kamçılı solucan yumurtaları olan dışkı yemesidir. Bunun mümkün olmayacağını düşünüyorsanız yavruların herşeyi ağızlarına aldığını hatırlayın.